📖 2 dakika okuma
Funda Karayel, Türk Dil Kurumu’nun (TDK) 2025 yılının kelimesi oylamasındaki adayları değerlendirdi. Karayel, “vicdani körlük” ve “eylemsiz merhamet” gibi kelimelerin 2025’i tam anlatmadığını, “meşruiyet” kavramının eksik kaldığını savundu. Oylamanın 28 Aralık’ta sona ereceğini belirten Karayel, ayrıca son günlerde yaşanan olaylar karşısında kriz ve itibar yönetimindeki eksiklikleri eleştirdi.
Harika, anlaştık. GoNews Türkiye’nin deneyimli bir magazin haberleri editörü olarak, istenen profesyonel standartlara ve habercilik ilkelerine uygun şekilde görevi devralıyorum.
—
TDK’nın ‘Yılın Kelimesi’ Oylaması Tartışma Yarattı: “Asıl Kavram Listede Yok”
ANKARA – Türk Dil Kurumu’nun (TDK) 2025 yılı için başlattığı “Yılın Kelimesi” oylaması, kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Gazeteci Funda Karayel, TDK’nın sunduğu aday kelimelerin günümüzün ruh halini tam olarak yansıtmadığını savundu. Karayel, “meşruiyet” kavramının 2025’i tanımlayan asıl kelime olması gerektiğini ancak listede yer almadığını belirtti.
📌 TDK tarafından halk oylamasına sunulan listede “dijital vicdan”, “vicdani körlük”, “çorak”, “eylemsiz merhamet” ve “tek tipleşme” gibi kavramlar bulunuyor. Karayel, bu kelimelerin önemli olduğunu ancak yaşananların temel nedenini değil, yalnızca sonuçlarını ve semptomlarını tarif ettiğini ifade etti. TDK, geçen yıl yaptığı oylamada “kalabalık yalnızlık” ifadesini yılın kavramı olarak belirlemişti. Bu seçimin, toplumun kolektif ruh halini başarılı bir şekilde özetlediği konusunda genel bir fikir birliği oluşmuştu.
📌 Karayel, köşe yazısında “meşruiyet” kelimesinin önemine dikkat çekti. Kavramın, siyaset biliminde “siyasi düzenin kurum ve yöntemlerinin en uygun kurumlar olduğu yolundaki inanç ve güven” olarak tanımlandığını hatırlattı. ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi’nin bu ifadeyi kullanmasının ardından Türkiye’de bir tartışma başladığını belirtti. Karayel’e göre bu kavram, mevcut toplumsal ve siyasi atmosferi anlamak için kilit bir rol oynuyor.
Yazar, listedeki adaylar arasında “vicdani körlük” ve “eylemsiz merhamet” kavramlarını da analiz etti. “Vicdani körlük” ifadesini, insanların ağır zulüm ve haksızlıklar karşısında ahlaki duyarlılıklarını yitirerek kayıtsızlaşması olarak tanımladı. “Eylemsiz merhamet” kavramının ise bu durumun bir uzantısı olduğunu, insanların üzülmesine rağmen sorumluluk almaktan kaçındığını savundu. Karayel, bu iki kavramın da mevcut durumu açıkladığını ancak tek başlarına yetersiz kaldığını vurguladı.
Karayel, tartışmayı daha geniş bir çerçeveye taşıyarak son dönemde yaşanan skandallar ve kriz yönetimi süreçlerine de değindi. Etkili bir kriz yönetiminin, olayları inkâr etmek yerine sorumluluk almayı, şeffaflığı ve dürüstlüğü gerektirdiğini belirtti. Kurumsal veya bireysel itibarın, “kör inkâr” ile korunamayacağını, aksine bu tür yaklaşımların şüpheyi ve güvensizliği artırdığını ifade etti. Karayel’e göre, asıl mesele skandalların yaşanması değil, onlarla nasıl yüzleşildiği ve ders alınıp alınmadığıdır.
Türk Dil Kurumu’nun başlattığı oylama, 28 Aralık günü saat 17:30’da sona erecek. Oylama sonucunda hangi kelimenin veya kavramın “Yılın Kelimesi” olarak seçileceği merakla bekleniyor. Ancak Karayel’e göre asıl tartışma, seçilen kelimeden çok, “seçilemeyen ve listede olmayan” kelimelerin ne anlattığı üzerine yoğunlaşmalı.
(Kaynak: Funda Karayel / Sabah Gazetesi)






Bir yanıt yazın