📖 2 dakika okuma
Myanmar’da askeri cunta, beş yıldır süren iç savaşın ardından “sahte” olarak nitelenen bir seçim düzenliyor. En popüler parti feshedildi, lideri Aung San Suu Kyi hapiste. Halkın korkuyla oy kullanacağı belirtilirken, ülkenin yarısında oy kullanılamayacak. Cunta lideri Min Aung Hlaing, Çin’in desteğiyle bu seçimle meşruiyet kazanmayı hedefliyor. Seçim, ülkedeki derin siyasi krizi ve insan hakları ihlallerini gözler önüne seriyor.
Harika bir görev. GoNews Türkiye’nin deneyimli dış haberler muhabiri olarak haberi hazırlıyorum.
—
BAŞLIK: Myanmar Cuntası Tartışmalı Seçimle Meşruiyet Arıyor: Halk Korku Altında Sandığa Gidiyor
YANGON – Myanmar halkı, 2021’deki askeri darbenin ardından ilk kez pazar günü sandık başına gidiyor. Askeri cunta tarafından düzenlenen seçimler, ülkedeki iç savaşı sonlandırmak ve yönetime meşruiyet kazandırmak amacıyla yapılıyor. Ancak uluslararası gözlemciler ve muhalif gruplar, seçimi bir “göz boyama” olarak nitelendiriyor. Ülkede yaygın bir korku ve baskı atmosferi hakim.
Seçimlerin meşruiyeti, en başından itibaren ciddi şekilde sorgulanıyor. Ülkenin en popüler siyasi partisi olan Ulusal Demokrasi Ligi (NLD) cunta tarafından kapatıldı. Partinin Nobel ödüllü lideri Aung San Suu Kyi ise halen gizli tutulan bir cezaevinde bulunuyor. Ülkenin büyük bir bölümünde devam eden çatışmalar nedeniyle oy kullanmak mümkün olmayacak. Seçimlerin yapıldığı bölgelerde ise halk, askeri istihbaratın yoğun baskısı altında bulunuyor.
Cunta lideri General Min Aung Hlaing, bu seçimle beş yıldır süren iktidarının uluslararası alanda tanınmasını hedefliyor. Bu stratejinin en büyük destekçisi ise Çin. Pekin yönetimi, tek partili bir devlet olmasına rağmen Myanmar’daki çok partili seçime teknik ve mali destek sağladığını duyurdu. Cunta ordusunun son dönemde Çin ve Rusya’dan tedarik ettiği yeni silahlarla isyancı gruplara karşı toprak kazandığı bildiriliyor. Asya’daki diğer ülkelerin de sonucu isteksizce kabul etmesi bekleniyor.
📌 Ancak seçimler, ülkenin büyük bölümünü etkisi altına alan iç savaşın gölgesinde yapılıyor. Mandalay şehri yakınlarındaki kırsal bölgeler, ordunun ve Halk Savunma Güçleri (PDF) olarak bilinen gönüllü milislerin kontrolü arasında bölünmüş durumda. Bir yerel polis komutanı, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Burada herkes tarafını seçti. Bu çok karmaşık ve zor bir durum. Kimse uzlaşmaya hazır değil,” ifadelerini kullandı. Bu bölgelerde seçimlerin yapılamayacağı belirtiliyor.
Halk arasında ise umutsuzluk ve korku hakim. Cunta yönetimi, Temmuz ayında çıkardığı yeni bir yasayla seçim sürecini eleştiren her türlü konuşma, protesto veya bildiri dağıtımını suç saydı. Yangon’da seçimleri eleştiren çıkartmalar yapıştıran üç gence 42 ila 49 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi. Kimliğini gizleyerek konuşan bir kadın, “Bu seçim bir yalan. Herkes korkuyor. İnsanlığımızı ve özgürlüğümüzü kaybettik,” dedi. Birçok Myanmarlının, olası misillemelerden korktukları için oy kullanacağı öğrenildi. Bir seçmen durumu, “Oy vereceğiz ama kalbimizle değil,” sözleriyle özetledi.
Ordunun desteklediği Birlik, Dayanışma ve Kalkınma Partisi’nin (USDP) seçimi kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor. USDP, 2020’de yapılan son özgür seçimlerde oyların sadece yüzde altısını alabilmişti. Seçim sonuçlarının, ülkedeki derin siyasi krizi çözmesi veya on binlerce kişinin hayatına mal olan iç savaşı sonlandırması beklenmiyor. Batılı demokrasilerin sonucu tanımayacağı, bölgesel güçlerin ise istikrar adına zımni bir kabul gösterebileceği değerlendiriliyor.
(Kaynak: https://www.bbc.com/news/articles/cwyxller1j5o?atmedium=RSS&atcampaign=rss)






Bir yanıt yazın