📖 2 dakika okuma
Venezuela, ABD’yi petrol tankerlerine el koyması nedeniyle “şantajla” suçladı. ABD, Venezuela lideri Nicolás Maduro’yu uyuşturucu karteli lideri olmakla itham ediyor. Karayipler’e 15.000 asker konuşlandıran ABD’nin bu eylemlerini BM Güvenlik Konseyi acil görüştü. Rusya ve Çin, ABD’nin adımlarını “zorbalık” ve “saldırganlık” olarak nitelendirdi.
Harika bir görev. GoNews Türkiye’nin deneyimli bir dış haberler muhabiri olarak, istenen profesyonel standartlara ve tarafsızlık ilkesine bağlı kalarak haberi hazırlıyorum.
Venezuela’dan ABD’ye ‘Gasp’ Suçlaması: Petrol Tankerlerine El Konulması Krizi BM’de
NEW YORK – Venezuela, Amerika Birleşik Devletleri’ni petrol tankerlerine el koyması nedeniyle “tarihinin en büyük gaspıyla” suçladı. Suçlama, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki acil durum oturumunda yapıldı. Venezuela, Washington’un eylemlerini “korsanlıktan daha kötü” olarak nitelendirdi.
BM Güvenlik Konseyi, bu ayın başlarında Venezuela açıklarında iki petrol tankerine el konulmasını görüşmek üzere acil olarak toplandı. Toplantıda konuşan Venezuela’nın BM Daimi Temsilcisi Samuel Moncada, ülkesinin hedef alındığını belirtti. Moncada, “Uluslararası hukukun dışında hareket eden, Venezuelalılardan ülkemizi boşaltıp onlara teslim etmemizi talep eden bir güçle karşı karşıyayız,” ifadelerini kullandı.
ABD’nin Venezuela petrolüne el koymasına atıfta bulunan Moncada, “Bu, Venezuela’nın yağmalanması, talan edilmesi ve yeniden sömürgeleştirilmesidir,” dedi. ABD’nin Karayipler’de yargı yetkisi olmadığını savunan temsilci, Venezuela petrol endüstrisinin uyuşturucuyla ne ilgisi olduğunu sorguladı.
📌 Buna karşılık ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Michael Waltz, Güvenlik Konseyi’ne yaptığı açıklamada Washington’un Nicolas Maduro’yu Venezuela’nın meşru lideri olarak tanımadığını yineledi. Waltz, “Maduro’nun Venezuela petrolünü satma kabiliyeti, onun sahte iktidar iddialarını ve narko-terörist faaliyetlerini destekliyor,” şeklinde konuştu.
Kriz, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırmasıyla tırmanıyor. Washington, Karayipler’e 15,000 asker, uçak gemileri ve güdümlü füze destroyeri konuşlandırdı. Bu sevkiyat, ABD’nin 1989’daki Panama işgalinden bu yana bölgeye yaptığı en büyük askeri yığınak olarak kayıtlara geçti. Operasyonun resmi amacı, ABD’ye yönelik fentanil ve kokain akışını durdurmak olarak açıklandı.
Ancak ABD’nin son aylarda Pasifik ve Karayipler’de 20’den fazla gemiyi hedef aldığı ve bu operasyonlarda en az 90 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bazı uzmanlar, bu saldırıların silahlı çatışma yasalarını ihlal edebileceği yönünde endişelerini dile getiriyor. Eski ABD Başkanı Trump, daha önce Maduro’yu bir uyuşturucu karteli yönetmekle suçlamış ve el konulan ham petrol ile gemilerin ABD tarafından tutulacağını veya satılacağını duyurmuştu.
📌 Güvenlik Konseyi’ndeki oturum, uluslararası güçler arasındaki derin ayrışmayı da gözler önüne serdi. Rusya ve Çin, ABD’yi “zorbalık ve saldırganlıkla” suçladı. Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, ABD’nin Karayip Denizi’nde sivil gemileri “yasa dışı bir şekilde yok ettiğini” söyledi. Nebenzia, bu eylemlerin “gelecekte Latin Amerika devletlerine karşı uygulanacak güç eylemleri için bir şablon” olabileceği uyarısında bulundu. Çin’in BM Temsilcisi Sun Lei ise ABD’ye “ilgili eylemleri derhal durdurma ve gerilimin daha da tırmanmasından kaçınma” çağrısı yaptı.
📌 Venezuela ile diplomatik ve ticari ilişkilerini sürdüren Türkiye gibi ülkeler, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarını ve müdahalelerini yakından izliyor. Karayipler’deki bu gerilim, hem bölgesel istikrarı tehdit ediyor hem de küresel güç dengelerindeki rekabetin yeni bir cephesi olarak dikkat çekiyor.
(Kaynak: https://www.bbc.com/news/articles/cd749gqgg11o?atmedium=RSS&atcampaign=rss)






Bir yanıt yazın