📖 2 dakika okuma
Akıllı robot süpürgelerin (Neato, Roomba gibi) şirket desteği sona erdiğinde işlevselliğini yitirebileceği ortaya çıktı. iRobot’un iflas başvurusu ve Neato’nun sunucularını kapatması, bağlı cihazların ömrünün üretici firmaların finansal sağlığına bağlı olduğunu gösteriyor. Kullanıcılar, cihazlarını manuel olarak veya topluluk destekli çözümlerle kullanmaya çalışıyor. Bu durum, akıllı ev aletlerinin geleceği hakkında endişeleri artırıyor.
Harika, GoNews Türkiye’nin deneyimli bir editörü olarak göreve başlıyorum. İşte istenen format ve ilkeler doğrultusunda hazırlanan haber metni:
Akıllı Robot Süpürgeler İçin ‘Fişi Çekme’ Riski: Şirket Desteği Kesilince Ne Olacak?
ANKARA – Akıllı ev teknolojilerinin popüler cihazlarından robot süpürgeler, üretici şirketlerin desteğini çekmesiyle “akılsız” hale gelme riski taşıyor. Neato markasının bulut sunucularını kapatması ve Roomba’nın üreticisi iRobot’un iflas başvurusunda bulunması, on binlerce kullanıcının cihazlarının geleceği hakkında endişe yarattı. Destek kesildiğinde, uzaktan kontrol ve haritalama gibi akıllı özellikler devre dışı kalıyor ve cihazlar yalnızca manuel olarak çalıştırılabiliyor.
Robot süpürge üreticisi Neato, geçtiğimiz aylarda bulut sunucularını kapattığını kullanıcılarına bir e-posta ile duyurdu. Bu gelişme, Neato marka süpürgelerin uygulama üzerinden kontrol edilme, temizlik planlama ve harita yönetimi gibi tüm akıllı fonksiyonlarını yitirmesine neden oldu. Benzer bir durum, sektörün öncülerinden iRobot şirketinin iflas başvurusunda bulunmasıyla Roomba kullanıcıları için de bir olasılık haline geldi. iRobot’un ana üretim ortağı Shenzhen Picea Robotics tarafından devralınacağı açıklandı. Şirket, şu an için uygulama işlevselliğinin ve güncellemelerin devam edeceğini belirtse de, bu olaylar “bağlantılı” bir cihazın ömrünün tamamen üretici şirketin finansal sağlığına bağlı olduğunu gösterdi.
Şirket desteği sona erdiğinde, robot süpürgeler temel işlevlerine geri dönüyor. Cihazlar, üzerlerindeki fiziksel düğmeye basılarak manuel olarak çalıştırılabiliyor. Ancak, akıllı haritalama, belirli odaları temizleme veya sanal duvarlar oluşturma gibi bulut tabanlı özellikler tamamen kullanılamaz hale geliyor. Bu durum, yüzlerce dolara satın alınan “akıllı” bir cihazın, temel bir elektrikli süpürgeden farksız bir duruma düşmesi anlamına geliyor. Uzmanlar, bu tür cihazların uzun ömürlülüğünün sadece mekanik parçalara değil, aynı zamanda yazılım ve sunucu desteğine de bağlı olduğunu vurguluyor.
Kullanıcılar için ise çeşitli alternatif çözümler bulunuyor. Teknik bilgiye sahip kullanıcılar, “Home Assistant” gibi açık kaynaklı akıllı ev platformları aracılığıyla kendi yerel kontrol sunucularını kurabiliyor. Neato için “neato-connected”, Roomba için ise “rest980” gibi topluluk projeleri, cihazları bulut bağımlılığından kurtarmayı amaçlıyor. Daha az teknik kullanıcılar için ise geleceğe yönelik hazırlık yapmak önem taşıyor. Uzmanlar, Roomba gibi markaların orijinal fırça, filtre ve rulo gibi yedek parçalarını stoklamayı öneriyor. Ayrıca, kızılötesi sinyallerle çalışan ve internet gerektirmeyen “sanal duvar bariyerleri” gibi aksesuarlar, cihazların manuel modda daha verimli kullanılmasını sağlayabilir.
📌 Bu gelişmeler, sadece robot süpürgeler için değil, internete bağlı tüm akıllı cihazlar için bir uyarı niteliği taşıyor. Uzmanlar, tüketicilerin satın alma kararı verirken cihazın “Matter” gibi yerel kontrol standartlarını destekleyip desteklemediğini kontrol etmelerini tavsiye ediyor. Matter standardı, cihazların bulut hizmetine ihtiyaç duymadan doğrudan telefon veya akıllı ev merkezi ile iletişim kurmasına olanak tanıyor. Kullanılamaz hale gelen cihazların ise kesinlikle çöpe atılmaması gerektiği belirtiliyor. Lityum-iyon pilleri ve elektronik bileşenleri, e-atık geri dönüşüm tesislerinde sorumlu bir şekilde bertaraf edilmelidir. Ayrıca, bu cihazlar yerel robotik kulüpleri veya eğitim programları için değerli birer parça kaynağı olabiliyor.
(Kaynak: https://lifehacker.com/tech/will-your-smart-vacuum-work-after-being-discontinued)






Bir yanıt yazın