📖 2 dakika okuma
Araştırmacılar, ani ve bunaltıcı keder dalgaları olarak tanımlanan “yas atağı” fenomenini inceliyor. Kasım ayında yayınlanan bir çalışma, 247 yaslı yetişkinin titreme, terleme ve baş dönmesi gibi panik atağı benzeri semptomlar yaşadığını ortaya koydu. Uzmanlar, tetikleyicilerle başa çıkma ve kederi kabullenme stratejileri üzerinde duruyor.
Uzmanlar Tanımladı: “Yas Atağı” Panik Atak Belirtileriyle Ortaya Çıkıyor
Ankara – Sevilen birinin kaybının ardından yaşanan ani ve bunaltıcı keder dalgaları, uzmanlar tarafından “yas atağı” olarak tanımlanıyor. Yapılan yeni bir araştırma, bu atakların titreme, kalp çarpıntısı ve terleme gibi panik atak belirtileriyle birlikte ortaya çıktığını gösterdi. Psikologlar, bu durumun yas sürecinin doğal bir parçası olabileceğini belirtirken, başa çıkma stratejilerinin önemini vurguluyor.
Yas atağı, bir yakınının ölümünün ardından kişiyi aniden etkisi altına alan yoğun bir keder ve acı hissi olarak tanımlandı. Christopher Newport Üniversitesi’nden psikoloji doçenti Sherman Lee, durumu “Korkunç bir deneyim olan panik atağın üzerine en derin kederin eklenmesi gibi bir durum” sözleriyle açıkladı. Dr. Lee ve ekibinin Kasım ayında yayımladığı bir çalışma, yas atağı yaşayan 247 yetişkini inceledi. Çalışmaya katılanların yaklaşık yarısının günde bir veya iki kez bu atakları yaşadığı tespit edildi.
Araştırmaya göre, yas atakları sıklıkla panik atakla ilişkilendirilen fiziksel belirtilerle kendini gösteriyor. Bunlar arasında titreme, terleme, uyuşma ve baş dönmesi yer alıyor. Bu fiziksel tepkilere ek olarak, özlem, umutsuzluk veya düşüncelerde tutarsızlık gibi üç temel yas unsurlarından herhangi biri de eşlik edebiliyor. Uzmanlar, atakların bir anı tetikleyicisiyle başlayabileceği gibi, beklenmedik anlarda da ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Portland Kayıp ve Geçiş Enstitüsü Direktörü Robert A. Neimeyer, “Kayıpla ilgili bir şey aklımıza gelir ve aniden sel kapakları açılır” dedi.
Yas ataklarının bazı durumlarda endişe verici olabileceği ifade edildi. Dr. Neimeyer, özellikle araç kullanırken yaşanması durumunda fiziksel tehlike oluşturabileceğini vurguladı. Atakların çok uzun sürmesi, zamanla azalmaması veya kişinin günlük yaşamını sürdürmesini engellemesi de ciddi bir sorun olarak görülüyor. Ancak daha hafif vakalarda, bu anlık zorlanmaların terapötik faydaları olabileceği de kaydedildi. Klinik psikolog Therese A. Rando, bastırılmış yas duygusuyla yüzleşmeyi sağlayarak kişinin “onların gittiği gerçeğiyle” başa çıkmasına yardımcı olabileceğini belirtti.
📌 Uzmanlar, yas ataklarıyla başa çıkma yöntemlerinin panik ataklarla mücadele yöntemlerine benzediğini açıkladı. Karından yavaş ve derin nefes almak, ayakları yere vurmak gibi tekrarlayan fiziksel hareketler yapmak öneriliyor. Babasının ölümünden sonra sık sık yas atakları yaşayan rehber danışman Linita E. Mathew, ellerini soğuk akan suyun altına tutmanın kendisine yardımcı olduğunu söyledi. Dr. Neimeyer ise kişiyi tetikleyen eşyalara kademeli olarak maruz kalmanın ve kaybedilen kişiye duyulan sevgiyi göstermenin yeni yollarını bulmanın önemine dikkat çekti.
Psikologlar, yas sürecindeki temel hedefin “devam etmek” veya “unutmak” olmadığını vurguladı. Dr. Neimeyer, asıl amacın “kaybedilen kişiye farklı bir şekilde tutunmanın bir yolunu bulmak” olduğunu ifade etti. Bu sürecin, kaybın üstesinden gelmek yerine, kayıpla birlikte yaşamayı öğrenmenin bir parçası olduğu belirtildi.
(Kaynak: https://www.nytimes.com/2025/12/23/well/mind/grief-attack.html)






Bir yanıt yazın