📖 3 dakika okuma

“Fonksiyonel donma,” sosyal medyada popülerleşen, resmi bir psikolojik tanı olmayan bir terimdir. Kronik stresin neden olduğu, kişinin işlevselliğini sürdürürken “sadece var olma” hissini tanımlar. Uzmanlar, bu terimin insanların deneyimlerini ifade etmelerine yardımcı olduğunu belirtir. Başa çıkmak için nedenleri belirlemek, tek tek ele almak ve sinir sistemini uyarmak gibi yöntemler önerilmektedir.

**Başlık: ‘Fonksiyonel Donma’ Nedir?**
**Kategori: Sağlık**

Tatil dönemleri, her zaman yılın en mutlu zamanları olmayabilir. Hediye alma, kart gönderme ve etkinliklere katılma telaşıyla normalden daha yoğun bir tempo içine girilir. Aralık ayında ortaya çıkan kış hastalıklarıyla mücadele edilirken, bir yandan da mükemmel anılar yaratma baskısı altında karmaşık aile dinamikleriyle başa çıkılmaya çalışılır. Tüm bunların sonucunda ortaya çıkan ezici stres, enerjiyi ve odaklanma yeteneğini tüketebilir. Sosyal medyada bu his, son zamanlarda “fonksiyonel donma” olarak adlandırılmaktadır. Resmi bir psikolojik terim veya teşhis olmamasına rağmen, bu konu çevrimiçi platformlarda çok sayıda video ve paylaşımla popüler hale gelmiştir.

📌 “Fonksiyonel donma” terimi, özellikle kronik stresin tetiklediği bir zihin durumu olarak tanımlanmaktadır. Bu durumu yaşayan kişiler, günlük işlerini yapmaya devam edebilirler ancak kendilerini yalnızca “varoluşlarını sürdürüyormuş” gibi hissederler ve hayatı bir nevi otomatik pilotta yaşarlar. Dört milyondan fazla izlenen bir TikTok videosunda bir terapist, bu durumu bu şekilde açıklamaktadır. Video, “Sonunda anlaşıldığımı hissettim” gibi binlerce yorum almıştır. Psikologlar, bu terimin insanlar için neden bu kadar anlamlı olduğunu ve bu durumdan çıkmak için ne gibi çözümlerin uygulanabileceğini değerlendiriyor. Terimin anlamı, onu tanımlayan kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Sosyal medyada popülerleşen bu ifade, 2024 yılında internet aramalarında zirveye ulaşmış ve çeşitli medya kuruluşlarının dikkatini çekmiştir.

📌 Uzmanlara göre, insanlar “fonksiyonel donma” halini farklı şekillerde deneyimlemektedir. Bazıları bu durumu, anksiyete ile yorgunluğun birleşimi olan “yorgun ama tetikte” olma haliyle eşdeğer tutmaktadır. Diğerleri ise, gerekli işleri yapabilmelerine rağmen kendilerini “bir sisin içindeymiş” gibi hissettiklerini, gerçeklikten koptuklarını veya kaçış halinde olduklarını belirtmektedir. Sosyal aktivitelere katılsalar bile keyif alamadıklarını ve “duygusal olarak uyuşmuş” hissettiklerini söyleyenler de vardır. Klinik psikolog ve travma tedavisi uzmanı Dr. Janina Fisher, “fonksiyonel donma” teriminin potansiyel olarak birçok farklı durumu ifade edebileceğini belirtmektedir. Dr. Fisher’a göre, sosyal medya kullanıcılarının tarif ettiği belirtiler mevsimsel duygu durum bozukluğu, depersonalizasyon (kendine yabancılaşma) veya geçmiş travmaların uzun vadeli etkileriyle örtüşebilir. Ancak uzmanlar, “fonksiyonel donma” teriminin bir psikoloji ders kitabında yer almamasına rağmen önemli olduğunu vurgulamaktadır. Dr. Fisher, “Bu ifade, insanlara yaşadıklarını belirli bir saygınlıkla tanımlayabilecekleri bir dil sunuyor,” diyerek, basitçe “motivasyonumu kaybettim” demenin aynı etkiyi yaratmadığını ekliyor.

📌 Peki, fonksiyonel donma hali pratikte nasıl görünür? Sosyal medya paylaşımlarında, insanlar kendilerini telefonlarında saatlerce amaçsızca gezinirken, duştan sonra 15 dakika boyunca havluyla otururken veya yatakta yorganın altında uzanırken göstermektedir. Bu videolardaki eylemsizlik, tehlikeye karşı anlık bir tepkiden ziyade, yapılması gereken temel görevleri yerine getirmek için sürekli olarak kendini toparlamanın bir sonucudur. Yani, en önemli mesajlara cevap verilir, iş görevleri tamamlanır, çocuklar beslenir; ancak kişi, bu temel sorumlulukların ötesinde herhangi bir şey yapmak için kendini neredeyse hiç motive edemez. Columbia Üniversitesi Teachers College’da klinik psikoloji profesörü olan George A. Bonanno, bu hislerin günlük yaşamın talepleri karşısında bunalmaktan kaynaklanabileceğini ifade etmektedir. Bonanno, aynı zamanda bunun bir bilgi bombardımanı ürünü de olabileceğini ekleyerek, “Beyinlerimiz tehdidi olabildiğince hızlı bir şekilde tespit etmeye ve tepki vermeye programlanmıştır. Çevrimiçi ortamda veya haberlerde gördüğümüz bazı şeyler, bunalmış hissetmemize neden olacak kadar rahatsız edici olabilir,” demektedir.

Bu durumdan çıkmak için uzmanlar öncelikle bu terimin neden sizinle rezonansa girdiğini düşünmenizi önermektedir. Sizi bunaltan şey işiniz mi, dünyanın genel durumu mu, yoksa hepsi birden mi? Dr. Bonanno, ana endişelerinizi belirleyip bunları tek tek ele almanızı tavsiye ediyor. Örneğin, duygusal olarak uyuşmuş hissediyorsanız, özellikle neye karşı uyuşmak istediğinizi ve bu durumu nasıl ele alabileceğinizi düşünebilirsiniz. Yorgunsanız, yeterince uyuyup uyumadığınızı ve daha fazla uyumak için neler yapabileceğinizi sorgulayabilirsiniz. Genel stres ve bunalmışlık hisleri için Dr. Fisher, kalp atış hızı, sindirim ve solunum gibi fonksiyonları kontrol eden otonom sinir sistemini uyarmayı öneriyor. Bunun için meditasyon, yoga, tai chi veya koşu gibi bedeninize odaklanmanızı ve sakinleşmenizi sağlayacak aktiviteler denenebilir.

📌 Eğer belirtileriniz özellikle rahatsız edici veya kalıcı ise bir terapistle konuşmayı düşünebilirsiniz. Altta yatan teşhis edilebilir bir ruh sağlığı durumunuz olabilir veya sadece zihninizdekileri keşfetmek için güvenli bir alana ihtiyacınız olabilir. Her şeyden önemlisi, kendi gücünüzün farkında olmanız gerektiğini unutmayın. Dr. Bonanno, kendinize sürekli olarak “işlev göremiyorum ve bu yüzden bir şey yapamam” demekten kaçınmanızı öneriyor. “Bunu değiştirmek için çaresiz değilsiniz,” diye ekleyerek, insanların zorluklara uyum sağlama ve onları aşma konusunda “muazzam bir kapasiteye” sahip olduğunu hatırlatıyor.

(Kaynak: https://www.nytimes.com/2025/12/21/well/mind/psych-101-functional-freeze.html)

🏷️ #saglik #gonews #haber

Bir yanıt yazın

Trending

Go News Turkiye sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin